SİL BAŞTAN
SİL BAŞTAN
Yeni bir güne uyanabilmek için uykuya dalmışlardı.
Yeni bir güne uyanabilmek için uykuya dalmışlardı.
Akşamdan yemekler yendi sohbetler edildi. Gelecek için planlar yapıldı.
Ertesi günün işleri düşünüldü.
Herkese iyi geceler dilendi.
günaydın diyebilmek için yatıldı ve uyundu..
Büyük bir sarsıntı ve gelen şiddetli gürültü gecenin sessizliğini bozdu.
İnsanlar daha ne olduğunu bile anlayamadan belki yataklarından bile kalkamadan binaların yıkılma sesleri ile birlikte ortalığı bir toz bulutu kapladı.
Evdekiler kendini can havliyle dışarı atarken bir kısmı ise enkaz altında kaldılar. Sarsıntı 1 dk. Dan daha fazla sürdü. Hava çok soğuktu ve enkaza dönmüş binaların görüntüsü ise içler acısıydı.
Ortalık mahşer yeriydi sanki. Herkes uykuda depreme yakalandığı için çoğunun ayağında çorap bile yoktu ve hava çok ama çok soğuktu.
İşte hayat bundan sonra başlıyor ölen için de kalan için de…
Hayaller, planlar, programlar, dargınlıklar, ayrılıklar, hüzünler, maddi ve manevi sorunlar meğer ne kadar anlamsızmış…
Hepimiz çok üzüldük.
Gün ağarıp ta olayın ne kadar büyük boyutlarda olduğunu yıkımın ne kadar fazla olduğunu gördüğümüzde ise sözün bittiği yer dedik.
Sevdiklerimizin kıymetini bilelim. Hayatımızı mutlu yaşayalım. Darıldığımız için bakmadığımız ve yine arıyor dediğimiz o telefonlara cevap verelim.
Lüks evler, ihtişamlı hayatlar, markalı kıyafetler moralimizi bozmasın. Bunlar ne kadar önemsiz ve değersizmiş.
Bacası tüten bir ev ocakta kaynayan bir çorba ve çay eşliğinde dostlarımızla muhabbetle geçireceğimiz güzel günlerimiz olsun. Hayat bir gün o da bugün…
Sağlıcakla kalın selametle yaşayın.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

