3 SORU 3 CEVAP
3 SORU 3 CEVAP
Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Temel İslam Bilimleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Soysaldı’nın bu hafta ki köşe yazısı ‘3 SORU 3 CEVAP” .
Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Temel İslam Bilimleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Soysaldı’nın bu hafta ki köşe yazısı ‘3 SORU 3 CEVAP” .
Soru1: Depremi sadece yeraltındaki fay hatlarının çatlaması/kırılması şeklinde tabi/doğal bir âfet olarak açıklamak doğru mudur?
Cevap1:Depremi yeraltındaki fay hatlarının çatlaması/kırılması sonucu meydana gelen bir doğal âfet olarak değerlendirmek, bu işin sadece zahiri/görünen yönüdür. Bir de işin metafizik ötesi manevî yönü vardır ki, o da kâinatta meydana gelen büyük küçük ne varsa kâdir-i mutlak olan Yüce Allah’ın iradesiyle gerçekleşmektedir. Zira Kur'ân-ı Kerîm’in En’am sûresi 59. âyetinde ifade edildiği gibi; “Gaybın anahtarları Allah'ın yanındadır; onları O'ndan başkası bilmez. O, karada ve denizde ne varsa bilir; O'nun ilmi dışında bir yaprak bile düşmez. O yerin karanlıkları içindeki tek bir taneyi dahi bilir. Yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır.” buyrulmaktadır. Herhangi bir ağaçtan yere düşen bir tane yaprak dahi Allah’ın iradesi dâhilinde hareket ettiğine göre, yer altındaki fay hatlarının çatlaması/kırılması da elbette Allah’ın iradesine bağlı olarak hareket etmektedir. O halde; ona dayanmak, ona güvenmek ve ona tevekkül etmek gerekir. Zira her şey onun emrine boyun eğmekte ve onun emriyle olmaktadır.
Soru2: Depremler tamamıyla şer midir? Depremin inananlara bakan iyi bir yönü yok mudur?
Cevap2:Deprem, binaların çökmesi, yerle bir olması sonucu birçok can ve mal kaybına sebep olmaktadır. Küçük çocuklar annesiz babasız, yetim, öksüz kalmakta, insanlar soğuk kış gecelerinde perişan olmaktadır. Bu yönüyle düşünüldüğü zaman deprem, zahiren büyük bir felaket/musibet olarak görünmektedir. Ancak insanların çoğunun görüp idrak edemediği depremin bir başka yönüdaha vardır ki, o yönü insan, ancak iman nuruyla görebilir ve idrak edebilir. O yönü şöyle açıklayabiliriz:
Depremde hayatını kaybeden iman ehli insanlar, belki ibadet ve amelleriyle ulaşamayacakları şehitlik gibi yüce bir mertebeye ulaşmaktadırlar. Kaybedilen mallar ve servetler depremzedeler için sadaka yerine geçmektedir. Depreme maruz kalan depremzede müminler, şayet sabır ve metanet gösterirler, Allah’a tövbe ve istiğfarla yönelirlerse, başlarına gelen bu imtihan, günahlarına kefaret olmakta ve Allah tarafından bağışlanmalarına vesile olmaktadır.
Deprem sonucu Müslümanlar, birbirleriyle kenetlenmekte, yardımlaşma ve dayanışma içerisine girmekte böylece İslâm kardeşliği canlanmakta, Allah’ın rahmet ve lütfuna mazhar olmaktadırlar. Zira şunu asla unutmamak gerekir ki müminlerin başına gelen bela ve musibet ne kadar büyük ise onun mukabili mükâfatı da o derece büyük olur. Yüce Allah, İnşirah sûresi 5 ve 6. âyetlerde; “Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır. Gerçekten, zorlukla beraber bir kolaylık daha vardır.” buyurmaktadır. Yani zorluktan sonra elbette bir ferahlık, bir genişlik ve bir kolaylık gelecektir. Yeter ki Müslüman, başına gelen bu musibetlerin Allah’ın takdiriyle bir imtihan olduğunu bilip sabretsin, Allah’a kulluğa devam etsin. Sonunda kazançlı çıkacak odur, inşallah. Tabi ki bu bela ve musibetlerden gereken dersi de alıp Müslümanın kendisini düzeltmesi gerekir.
Soru3: Deprem, birçok insanın can ve mal kaybına sebep olmaktadır. Masum çocukların, gençlerin ve binlerce insanın hayatının son bulmasına sebep olmaktadır. Aileler parçalanmakta, birçok insan sakat kalmaktadır. Yüce Allah sonsuz merhamet ve rahmet sahibi olduğuna göre neden deprem gibi böyle felaketlerin olmasına izin vermektedir?
Cevap3:Deprem, külli bir şer değildir. Depremin Müminlere bakan hayırlı bir yönü de mevcuttur. Şöyle ki;
1.Depremde hayatını kaybeden müminlere Allah Teâlâ şehit muamelesi yapıyor,
2.Depremde kaybettiğimiz mallarımız, sadaka hükmüne geçiyor,
3.Deprem, Müslümanların birbiriyle kardeş olduğunu hatırlatıyor, İslâm kardeşliğimizin pekişmesine vesile oluyor,
4.Deprem, Müslümanlar arasında yardımlaşma ve dayanışma ruhumuzu canlandırıyor,
5.Deprem, şayet sabır ve metanetle karşılanırsa, günahlarımıza kefaret olmaktadır.
Deprem bu yönüyle birçok hayra vesile olmaktadır. Demek ki Allah’ın her yaptığında bir hikmet vardır. Biz insan olarak çoğu zaman o hikmetleri idrak edemediğimiz için bize deprem gibi bela ve musibetler, tamamen şer, kötülük gibi gelmektedir.
İbrahim Hakkı hazretleri ne kadar güzel söylemiştir:
Deme şu niçin şöyle,
Yerindedir o öyle,
Bak sonunu seyreyle,
Mevla görelim neyler,
Neylerse güzel eyler.
Yüce Allah;Bakara sûresi 216. âyette “…Bazen hoşlanmadığınız bir şey, hakkınızda iyi olabilir ve hoşlandığınız bir şey de hakkınızda kötü olabilir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.” buyurmaktadır.
Dinî konularda cevabını aradığınız soruları msoysaldi@gmail.com e-postaya gönderebilirsiniz.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

