uluer
versa

3 SORU 3 CEVAP

Nevşehir 21.07.2023 - 10:37, Güncelleme: 21.07.2023 - 10:37
 

3 SORU 3 CEVAP

Soru1: Gençlerimiz dinden neden soğumaktadırlar?

Cevap1: 15-40 yaş arasındaki insanlara genç denilmektedir. Buna göre ülkemizde bugün 35 milyon genç insanımız mevcuttur. Yani nüfusumuzun yarıya yakın bir kısmı gençlerden oluşmaktadır. Bu sevindirici bir durumdur. Ancak bu genç nüfusun ne kadarı sağlam bir dinî bilgiye sahip ve hayatında dinî kurallara uymaktadır? Maalesef bu soruya müspet manada cevap vermemiz mümkün değildir. Önce şunu ifade etmeliyiz ki, bir konuda hüküm çoğunluğa göre verilir. Her ne kadar günümüzde bilgili, şuurlu gençlerimiz olsa da çoğunluğa baktığımızda gençlerimizin büyük bir kısmının dinden uzak yaşadıklarını görmekteyiz. Gençlerimizin dinden soğuma nedenlerine gelince, bunun birçok nedeni vardır. Ancak en temel nedenleri şöyle sıralayabiliriz: 1.İnsanlarımızda söylem eylem dengesizliği vardır. Yani İslâmı temsiliyet problemi mevcuttur. Sözlerle fiiller birbiriyle çelişmektedir. 2.Dindar çevrelerde güvensizlik problemi mevcuttur. En önemli özelliklerinden biri güven olan bir peygamberin ümmeti olarak bugün Müslüman insanlarımızda güven problemi mevcuttur. İnsanlarımız birbirine güvenmemektedir. 3.Din davet dili eskimiştir. İslâm dininin reforma/yenilenmeye ihtiyacı yoktur. Ancak dinin hakikatleri insanlara anlatılırken kullanılan din dilinin yenilenmesine ihtiyaç vardır. Bugün dinin gençlere anlayabilecekleri bir dil ile tebliğ edilmesi ve anlatılması gerekir. 4.Din maalesef menfaat aracı haline getirilmiştir. Günümüzde din veya dinle ilgili şeyler ticaret aracına dönüştürülmektedir. 5.Dindarlar, günümüz problemlerine çözüm sunamamaktadırlar. Hâlbuki günümüz insanı ve özellikle gençler, günlük problemlerine çözüm beklemektedirler. Dinden soğuyan günümüz gençlerine şunları söylemek gerekmektedir. Dinin sahibi Müslüman geçinen insanlar değildir. Dinin sahibi Yüce Allah’tır. Allah Teâlâ bize en güzel örnek olarak Hz. Muhammed’i göndermiştir. Onu örnek edinmeli, onu rehber edinmeliyiz. İslâm’ı yanlış bilip yaşayan günümüz Müslümanlarına bakarak dinden soğumamalıyız. Dinin temel kaynağı Kur'ân-ı Kerîm ve Hz. Peygamber’in sahih sünnetini doğru öğrenip elimizden geldiğince İslâm’ı doğru yaşamaya ve doğru temsil etmeye gayret etmeliyiz.   Soru2: Sosyal medya bağımlılığından nasıl kurtulabiliriz? Cevap2: Maalesef günümüzde büyüğüyle küçüğüyle bütün insanlar, sosyal medya bağımlısı haline gelmiş durumdayız. İnternet ve sosyal medya analizleri yapan We Are Social, 2022 yılının ilk çeyreği için yayınladığı küresel internet kullanımı raporuna göre, Türk insanı günde 8 saatini internet kullanarak geçirmektedir.[1] Bu, insanın günlük hayatının üçte birini teşkil etmektedir. Sosyal medyadan kazanımlarımızı ve kayıplarımızı iyi tespit etmeliyiz. Sosyal medya bizlerin ruh ve beden sağlığımızı bozmaktadır. Sosyal medya sayesinde insan kendi olmaktan çıkmaktadır. Yapmacık şeylerle meşgul olmaktadır. İnsanın en büyük ve kıymetli sermayesi olan zamanın heba olmasına sebep olmaktadır. Sosyal medya hayatta birçok değerin unutulmasına sebep olmaktadır. Böylece insanın hayatın dadını çıkarmasına engel olmaktadır. Sosyal medyanın kazanımlarına gelince; sosyal medya vasıtasıyla bilgiye kolay ve hızlıca ulaşabiliyoruz. Sosyal medya iletişimi hızlandırmaktadır. Sosyal medya sayesinde dünyadan ve etrafımızdan daha fazla haberdar olabiliyoruz. Sosyal medyayı İslâmî davet ve tebliğ için kullandığımızda birtakım imkânları bize sunmaktadır. Ancak şunu iyi bilmeliyiz ki sosyal medyanın götürdükleri getirdiklerinden daha fazladır. Sosyal medya bağımlılığından kurtulmak için önce irademizi terbiye etmeliyiz. Sosyal medyanın mahkûmu değil, hâkimi olmalıyız. Daha sağlıklı ve düzgün meşguliyetler belirlemeli ve onlarla ilgilenmeliyiz. Hedeflerimizi ve ideallerimizi yükseltmeye gayret etmeliyiz. Sadık dostlarla birlikte olmaya ve onların öğütlerinden faydalanmaya çalışmalıyız. Zira Yüce Allah, Kur'ân-ı Kerîm’de “Sadıklarla beraber olunuz.”[2], “Allah’ın velî kullarına korku yoktur; onlar üzülmeyeceklerdir de.”[3] buyurmaktadır. Soru3: Düğünlerin Hz. Peygamber’in sünneti üzere yapılması nasıl olur? Cevap3: Günümüzde düğünlerde birçok taşkınlığın ve İslâm’ın yasakladığı günahların işlendiğini görmekteyiz. Hâlbuki insan, düğünle hayatında yeni bir döneme başlamaktadır. Günahlarla başlanan bir düğün, insana hayır getirmez. Hz. Peygamber’in kendi düğünü ve kızlarının düğünlerini incelediğimiz zaman sünnet üzere bir düğünde 5 şey olmalı, 5 şey de olmamalıdır. 1.Düğünde ihlas olmalıdır. Yani düğünde riya ve gösterişten kaçınılmalı, zira riya ve gösterişle yapılan düğünlerde insan yapmacık şeylere yönelir ve maddî külfetler artar. ‘İnsanlar ne derler’ diye düşünme yerine ‘Allah’ın rızasına uygun olup almama’ göz önünde bulundurulmalıdır. 2.Düğünün ilan edilmesi gerekir. Düğün gizli saklı olmamalıdır. Zira Hz. Peygamber nikâhın alenen olmasını ve ilan edilmesini öngörmüştür. 3.Düğünde ikram olmalıdır. İnsan, imkânı nispetinde bir velime denilen düğün yemeği vererek davetlilere ikramda bulunmalıdır. 4.Düğünde insanlara ihtiram/saygı gösterilmelidir. İnsanlar birbirlerine sevgi, saygı ve hoşgörü ile davranmalıdırlar. Böylece düğün, insanlar arasında muhabbetin ziyadeleşmesine vesile olmalıdır. 5.Düğünde ihsan olmalıdır. Yani imkân nispetinde aşırılığa kaçmadan düğün sahiplerine yardım edilmelidir. Düğünde beş şey de olmamalıdır. Bunları da şöyle sıralayabiliriz: 1.Düğünde ihtilat olmamalıdır. Yani kadın erkek karışık olmamalıdır. 2.Düğünde israf olmamalıdır. Düğün yapıyoruz diye aşırılığa kaçılmamalıdır. 3.Düğünde ifşa olmamalıdır. Düğünde aile sırları ifşa edilmemelidir. 4.Düğünde ihmal olmamalıdır. Mümkün mertebe bütün dostlar, arkadaşlar, komşular ve akrabalar düğüne davet edilmeli, dargınlık ve küskünlüğe sebep olacak davranışlardan kaçınılmalıdır. 5.Düğünde itidalsizlik olmamalıdır. Yani düğünlerde ölçüsüz/dengesiz şeylerden kaçınılmalıdır. Düğünler cenaze evine dönüştürülmemelidir. Düğünde mahremiyete riayet edilerek kadınlar kadınlarla, erkekler erkeklerle birlikte oynayıp eğlenebilirler. Yüce Allah her işimizde olduğu gibi düğünlerimizde de Hz. Peygamber’in sünnetine uymayı nasip ve müyesser eylesin. Âmin. Dinî konularda cevabını aradığınız soruları msoysaldi@gmail.com e-postaya gönderebilirsiniz.                                                                                          
Soru1: Gençlerimiz dinden neden soğumaktadırlar?

Cevap1: 15-40 yaş arasındaki insanlara genç denilmektedir. Buna göre ülkemizde bugün 35 milyon genç insanımız mevcuttur. Yani nüfusumuzun yarıya yakın bir kısmı gençlerden oluşmaktadır. Bu sevindirici bir durumdur. Ancak bu genç nüfusun ne kadarı sağlam bir dinî bilgiye sahip ve hayatında dinî kurallara uymaktadır? Maalesef bu soruya müspet manada cevap vermemiz mümkün değildir. Önce şunu ifade etmeliyiz ki, bir konuda hüküm çoğunluğa göre verilir. Her ne kadar günümüzde bilgili, şuurlu gençlerimiz olsa da çoğunluğa baktığımızda gençlerimizin büyük bir kısmının dinden uzak yaşadıklarını görmekteyiz. Gençlerimizin dinden soğuma nedenlerine gelince, bunun birçok nedeni vardır. Ancak en temel nedenleri şöyle sıralayabiliriz:

1.İnsanlarımızda söylem eylem dengesizliği vardır. Yani İslâmı temsiliyet problemi mevcuttur. Sözlerle fiiller birbiriyle çelişmektedir.

2.Dindar çevrelerde güvensizlik problemi mevcuttur. En önemli özelliklerinden biri güven olan bir peygamberin ümmeti olarak bugün Müslüman insanlarımızda güven problemi mevcuttur. İnsanlarımız birbirine güvenmemektedir.

3.Din davet dili eskimiştir. İslâm dininin reforma/yenilenmeye ihtiyacı yoktur. Ancak dinin hakikatleri insanlara anlatılırken kullanılan din dilinin yenilenmesine ihtiyaç vardır. Bugün dinin gençlere anlayabilecekleri bir dil ile tebliğ edilmesi ve anlatılması gerekir.

4.Din maalesef menfaat aracı haline getirilmiştir. Günümüzde din veya dinle ilgili şeyler ticaret aracına dönüştürülmektedir.

5.Dindarlar, günümüz problemlerine çözüm sunamamaktadırlar. Hâlbuki günümüz insanı ve özellikle gençler, günlük problemlerine çözüm beklemektedirler.

Dinden soğuyan günümüz gençlerine şunları söylemek gerekmektedir. Dinin sahibi Müslüman geçinen insanlar değildir. Dinin sahibi Yüce Allah’tır. Allah Teâlâ bize en güzel örnek olarak Hz. Muhammed’i göndermiştir. Onu örnek edinmeli, onu rehber edinmeliyiz. İslâm’ı yanlış bilip yaşayan günümüz Müslümanlarına bakarak dinden soğumamalıyız.

Dinin temel kaynağı Kur'ân-ı Kerîm ve Hz. Peygamber’in sahih sünnetini doğru öğrenip elimizden geldiğince İslâm’ı doğru yaşamaya ve doğru temsil etmeye gayret etmeliyiz.  

Soru2: Sosyal medya bağımlılığından nasıl kurtulabiliriz?

Cevap2: Maalesef günümüzde büyüğüyle küçüğüyle bütün insanlar, sosyal medya bağımlısı haline gelmiş durumdayız. İnternet ve sosyal medya analizleri yapan We Are Social, 2022 yılının ilk çeyreği için yayınladığı küresel internet kullanımı raporuna göre, Türk insanı günde 8 saatini internet kullanarak geçirmektedir.[1] Bu, insanın günlük hayatının üçte birini teşkil etmektedir. Sosyal medyadan kazanımlarımızı ve kayıplarımızı iyi tespit etmeliyiz.

Sosyal medya bizlerin ruh ve beden sağlığımızı bozmaktadır. Sosyal medya sayesinde insan kendi olmaktan çıkmaktadır. Yapmacık şeylerle meşgul olmaktadır. İnsanın en büyük ve kıymetli sermayesi olan zamanın heba olmasına sebep olmaktadır. Sosyal medya hayatta birçok değerin unutulmasına sebep olmaktadır. Böylece insanın hayatın dadını çıkarmasına engel olmaktadır.

Sosyal medyanın kazanımlarına gelince; sosyal medya vasıtasıyla bilgiye kolay ve hızlıca ulaşabiliyoruz. Sosyal medya iletişimi hızlandırmaktadır. Sosyal medya sayesinde dünyadan ve etrafımızdan daha fazla haberdar olabiliyoruz. Sosyal medyayı İslâmî davet ve tebliğ için kullandığımızda birtakım imkânları bize sunmaktadır. Ancak şunu iyi bilmeliyiz ki sosyal medyanın götürdükleri getirdiklerinden daha fazladır.

Sosyal medya bağımlılığından kurtulmak için önce irademizi terbiye etmeliyiz. Sosyal medyanın mahkûmu değil, hâkimi olmalıyız. Daha sağlıklı ve düzgün meşguliyetler belirlemeli ve onlarla ilgilenmeliyiz. Hedeflerimizi ve ideallerimizi yükseltmeye gayret etmeliyiz. Sadık dostlarla birlikte olmaya ve onların öğütlerinden faydalanmaya çalışmalıyız. Zira Yüce Allah, Kur'ân-ı Kerîm’de “Sadıklarla beraber olunuz.[2], “Allah’ın velî kullarına korku yoktur; onlar üzülmeyeceklerdir de.[3] buyurmaktadır.

Soru3: Düğünlerin Hz. Peygamber’in sünneti üzere yapılması nasıl olur?

Cevap3: Günümüzde düğünlerde birçok taşkınlığın ve İslâm’ın yasakladığı günahların işlendiğini görmekteyiz. Hâlbuki insan, düğünle hayatında yeni bir döneme başlamaktadır. Günahlarla başlanan bir düğün, insana hayır getirmez. Hz. Peygamber’in kendi düğünü ve kızlarının düğünlerini incelediğimiz zaman sünnet üzere bir düğünde 5 şey olmalı, 5 şey de olmamalıdır.

1.Düğünde ihlas olmalıdır. Yani düğünde riya ve gösterişten kaçınılmalı, zira riya ve gösterişle yapılan düğünlerde insan yapmacık şeylere yönelir ve maddî külfetler artar. ‘İnsanlar ne derler’ diye düşünme yerine ‘Allah’ın rızasına uygun olup almama’ göz önünde bulundurulmalıdır.

2.Düğünün ilan edilmesi gerekir. Düğün gizli saklı olmamalıdır. Zira Hz. Peygamber nikâhın alenen olmasını ve ilan edilmesini öngörmüştür.

3.Düğünde ikram olmalıdır. İnsan, imkânı nispetinde bir velime denilen düğün yemeği vererek davetlilere ikramda bulunmalıdır.

4.Düğünde insanlara ihtiram/saygı gösterilmelidir. İnsanlar birbirlerine sevgi, saygı ve hoşgörü ile davranmalıdırlar. Böylece düğün, insanlar arasında muhabbetin ziyadeleşmesine vesile olmalıdır.

5.Düğünde ihsan olmalıdır. Yani imkân nispetinde aşırılığa kaçmadan düğün sahiplerine yardım edilmelidir.

Düğünde beş şey de olmamalıdır. Bunları da şöyle sıralayabiliriz:

1.Düğünde ihtilat olmamalıdır. Yani kadın erkek karışık olmamalıdır.

2.Düğünde israf olmamalıdır. Düğün yapıyoruz diye aşırılığa kaçılmamalıdır.

3.Düğünde ifşa olmamalıdır. Düğünde aile sırları ifşa edilmemelidir.

4.Düğünde ihmal olmamalıdır. Mümkün mertebe bütün dostlar, arkadaşlar, komşular ve akrabalar düğüne davet edilmeli, dargınlık ve küskünlüğe sebep olacak davranışlardan kaçınılmalıdır.

5.Düğünde itidalsizlik olmamalıdır. Yani düğünlerde ölçüsüz/dengesiz şeylerden kaçınılmalıdır. Düğünler cenaze evine dönüştürülmemelidir. Düğünde mahremiyete riayet edilerek kadınlar kadınlarla, erkekler erkeklerle birlikte oynayıp eğlenebilirler.

Yüce Allah her işimizde olduğu gibi düğünlerimizde de Hz. Peygamber’in sünnetine uymayı nasip ve müyesser eylesin. Âmin.

Dinî konularda cevabını aradığınız soruları msoysaldi@gmail.com e-postaya gönderebilirsiniz.

 

 

                                                                                   

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve nehabernevsehir.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.