uluer
versa

SEVGİLİ CEM’İN ARDINDAN

Yaşam 17.12.2025 - 11:37, Güncelleme: 17.12.2025 - 11:37
 

SEVGİLİ CEM’İN ARDINDAN

Yaşanmışlıkların verdiği sevgi dolu günlerin anısına bu kadar yapabiliyorum. Bir de mezarının başında okuyacağım bir Fatiha.

“Ölüm de vaaaar!” diye bir replik vardı ama hangi filmde şu an hatırlayamadım. Deli rolündeki bir adam iki de bir hayatın gerçeklerini hatırlatmak için bunu söylüyordu. Evet ölüm de var. Ölüm bir son mu yoksa yeni bir başlangıç mı konuşulacak tartışılacak ve düşünülecek bir mesele. Ölümü herkes kendi fikrince tanımlar mesela Ahmet Kaya’nın söylediği Şafak Türküsünde şair Nevzat Çelik “ölmek ne garip şey anne” diye tanımlarken Yahya Kemal Beyatlı Sessiz Gemi adlı şiirinde “artık demir almak günü gelmişse limandan, meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan” diyerek hayal gücünün sınırlarını zorluyordu. İmam Gazali “ Ölüm ve ölümden sonraki hayat” konusunda İslam fıkıhı içerisinde ölümden sonraki hayatın şifrelerini verirken, Elizabeth Ross “Ölüm ve ölme üzerine” kitabını yazarken hayatın gerçekleri ve çarpıklıkları üzerine adeta bir ders veriyor. Ölümle ilgili o kadar çok şey yazıldı çizildi ki hangisinden bahsetseniz yine de anlatacaklarınız kadük kalır. Ama ben şiddetle Irvin Yalom’un “Güneşe bakmak/ölümle yüzleşmek” kitabını salık veririm. Hayatın sonunu yaşama arzusu içerisindeyken düşünmek mümkün değil elbette. Ne zaman hastalık gibi, yakın birini kaybetmek gibi bir geçekle yüzü yüze gelince anlıyoruz bu durumu. Fakat bu beis bir şey de değil hani. Hayatın normal akışı içerisinde çoğu zaman birkaç gün içinde rutin hale dönecektir zaten. En yakınımızın ölümü o an içimizi yakarken çok değil birkaç ay içerisinde onsuzluğa da alışmaya başlıyoruz. Ne diyordu Nazım dizelerinde: “ …Yaşarsın karıcığım Kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgarda Yaşarsın kalbimin kızıl şaçlı bacısı En fazla bir yıl sürer yirminci asırda ölüm acısı” Tutun ki bu yirminci asırda böyle demek ki bu asırda daha da az sürecektir. Derler ki “ölüm, ölüm olunca aklına gelir insanın” öyledir, doğrudur. Zaten normal zamanda neden insanın aklına gelsin ki. Gelse zaten yaşamanın ne tadı ne de tuzu kalır. Bize düşense hayatın her halükarda bir sonu olduğu gerçeğiyle hareket etmek. Burada naçizane ukalalık edip şöyle yapmalıyız böyle yapmalıyız diyecek halim yok. Herkes nasıl ve ne şekilde yaşayacağını ve hareket edeceğini bilir. Benim bu yazıyı yazma gerekçem dün itibarıyla çok yakın bir dostumu Sevgili kardeşim ressam, hattat, müzisyen kısaca her yönüyle sanatçı bir öğretmen dostumu CEM KAHVECİ’yi kaybetmenin verdiği kalp acısı. Yaşanmışlıkların verdiği sevgi dolu günlerin anısına bu kadar yapabiliyorum. Bir de mezarının başında okuyacağım bir Fatiha.
Yaşanmışlıkların verdiği sevgi dolu günlerin anısına bu kadar yapabiliyorum. Bir de mezarının başında okuyacağım bir Fatiha.
“Ölüm de vaaaar!” diye bir replik vardı ama hangi filmde şu an hatırlayamadım.

Deli rolündeki bir adam iki de bir hayatın gerçeklerini hatırlatmak için bunu söylüyordu.

Evet ölüm de var.

Ölüm bir son mu yoksa yeni bir başlangıç mı konuşulacak tartışılacak ve düşünülecek bir mesele.

Ölümü herkes kendi fikrince tanımlar mesela Ahmet Kaya’nın söylediği Şafak Türküsünde şair Nevzat Çelik “ölmek ne garip şey anne” diye tanımlarken Yahya Kemal Beyatlı Sessiz Gemi adlı şiirinde “artık demir almak günü gelmişse limandan, meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan” diyerek hayal gücünün sınırlarını zorluyordu.

İmam Gazali “ Ölüm ve ölümden sonraki hayat” konusunda İslam fıkıhı içerisinde ölümden sonraki hayatın şifrelerini verirken, Elizabeth Ross “Ölüm ve ölme üzerine” kitabını yazarken hayatın gerçekleri ve çarpıklıkları üzerine adeta bir ders veriyor.

Ölümle ilgili o kadar çok şey yazıldı çizildi ki hangisinden bahsetseniz yine de anlatacaklarınız kadük kalır. Ama ben şiddetle Irvin Yalom’un “Güneşe bakmak/ölümle yüzleşmek” kitabını salık veririm.

Hayatın sonunu yaşama arzusu içerisindeyken düşünmek mümkün değil elbette.

Ne zaman hastalık gibi, yakın birini kaybetmek gibi bir geçekle yüzü yüze gelince anlıyoruz bu durumu.

Fakat bu beis bir şey de değil hani. Hayatın normal akışı içerisinde çoğu zaman birkaç gün içinde rutin hale dönecektir zaten.

En yakınımızın ölümü o an içimizi yakarken çok değil birkaç ay içerisinde onsuzluğa da alışmaya başlıyoruz.

Ne diyordu Nazım dizelerinde:

“ …Yaşarsın karıcığım Kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgarda

Yaşarsın kalbimin kızıl şaçlı bacısı En fazla bir yıl sürer yirminci asırda ölüm acısı”

Tutun ki bu yirminci asırda böyle demek ki bu asırda daha da az sürecektir.

Derler ki “ölüm, ölüm olunca aklına gelir insanın” öyledir, doğrudur. Zaten normal zamanda neden insanın aklına gelsin ki. Gelse zaten yaşamanın ne tadı ne de tuzu kalır.

Bize düşense hayatın her halükarda bir sonu olduğu gerçeğiyle hareket etmek. Burada naçizane ukalalık edip şöyle yapmalıyız böyle yapmalıyız diyecek halim yok. Herkes nasıl ve ne şekilde yaşayacağını ve hareket edeceğini bilir.

Benim bu yazıyı yazma gerekçem dün itibarıyla çok yakın bir dostumu Sevgili kardeşim ressam, hattat, müzisyen kısaca her yönüyle sanatçı bir öğretmen dostumu CEM KAHVECİ’yi kaybetmenin verdiği kalp acısı.

Yaşanmışlıkların verdiği sevgi dolu günlerin anısına bu kadar yapabiliyorum.

Bir de mezarının başında okuyacağım bir Fatiha.
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (4 )

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve nehabernevsehir.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sůleyman ertuğrul
(17.12.2025 11:52 - #279)
Nevșehir güneș gibi bir sanatçısı ı kaybetti'nurlar içinde yat sevgili cem hocam
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve nehabernevsehir.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Tuncay Hoca
(17.12.2025 17:06 - #282)
Allah razı olsun Oğuzcuğum.Çok duygulandım.Cem dostumuzun mekanı Cennet olsun.Hep güzel anılacak.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve nehabernevsehir.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Yaşar KURT
(17.12.2025 21:06 - #283)
Allah rahmet eylesin ve mekanı cennet olsun. Aile efradına ve sevenlerine başsağlığı ve sabr-ı cemil diliyorum. Eğitim camiasının da başi sağolsun.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve nehabernevsehir.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Fahri çerçi
(18.12.2025 13:05 - #284)
Oguz bey kardeşim.kalemine gönlüme sağlık.”ÖLÜMDE VAR “ repliği hangi flim de var hatırlamıyorum.Ancak: Nevşehir imizde bir perinin Şahin yaşadı rahmete kavuşalı seneler oluyor.Çok konuşan birisi değildi.son dönemlerini böyle geçirdi senelerce çarşıda gezer dükkanların kapısından kafasını içeri sokar davudi bir sesle ÖLÜM DE VAR diye bagırır başka bir şey söylemeden diğer dükkanla uğrar aynı sözü söyler geçerdi. Şehrimizde böyle nev i şahsına münhasar çok insan vardı.en az 25 kişi sayabilirim.selamlar lardeşim
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve nehabernevsehir.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.