uluer
versa

PAZAR KURULUR- CUMA KILINIR ve AKAR- BAKAR SİSTEMİ

Yaşam 21.02.2026 - 05:19, Güncelleme: 21.02.2026 - 05:19
 

PAZAR KURULUR- CUMA KILINIR ve AKAR- BAKAR SİSTEMİ

Gregory, şehitler için bir türbe inşa ettirmiş ve böylece Hristiyanlıkta türbe mimarisi oluşmaya başlamıştır.

Osmanlı Devleti’nin dönemsel olarak kendine özgü kıstasları vardı. Sosyal ve kültürel anlamda pek çok olaya bakış açısı, elle tutulur gözle görülür değerler üzerinden kıstasa esastı ki bu değerlendirme objektif bir değerlendirme olurdu. İşin sistematiğinden daha çok, herkese şamil değerler olması önemliydi. Mesela bir yerin tanımı için coğrafi değerler enlem boylam veya küresel ölçümler değil herkesin anlayacağı şekilde akar-bakar sistemi ile yürürdü. Bu sistemin ne olduğuna birazdan geleceğim ama örneğin aynı dönemsel tarih içerisinde Rum kaynaklar bir yerin tanımını (kitaplara konacak şekilde)ifade ederken coğrafi ve matematiksel veriler kullanırken Osmanlı kaynaklarında aynı yeri Akar-Bakar sistemi ile tanımlıyordu. Akar tabiri sınır belirlemelerinde kullanılmaktaydı. Göl, dere, ırmak, çay, ark gibi su özellikleri dikkate alınmıştır. Yağmur ve kar suları ile daimî akarsuların akış yönü esastır. Bakar ise; dağların veya sıradağların, sırtların bir meskûn yere bakış yönü veya bir yerden o dağ ve sıradağların kuşbakışı görünüş yönü anlamlarına gelmektedir. Bunların yanında yol, mezar, ağıl, taş, köprü, pınar, değirmen ocağı, saray ve Hüyükler de belirleyici olmuştur. Eski yerleşimi ifade eden harabe, viran ve ören yerlerinden de yararlanırken, çok belirgin özellik ifade ettiği anlaşılan ağaçlar da hudut belirlemede etkili olmuştur. Bunların yanında sınır taşları da kullanılmıştır. Böylece akar-bakar sistemi ile bir yerin coğrafi konumu belirlenirdi. “Nevşehir’e üç saat mesafede Kızılırmak’ın sol cenahında Arabıson adında bir karye vardır. Sağ cenahında ve yüksekçe bir dağın eteğinde Deliler, Selenti nam karyeler vardır…” Diğer bir konu da bir yerin fiziki özelliği, demografik yapısı ile ilgili konu ki bu da köy, kasaba, şehir durumu ile alakalıdır. Eğer bir yer hakkında “Cuma kılınır- Pazar kurulur” ifadesi yer alıyorsa biliniz ki orası artık şehir özelliği kazanmıştır. Nevşehir, 1718-1730 tarihleri arasında küçük bir köyden şehirleşme yolunda ilerlerken ilk hamle başta büyük kitlelerin aynı anda namaz kılabilecekleri bir cami yapımıdır. Bu da yetmez o kitlelere hitap edecek hamam, aş evi, kütüphane ve okullar da paralelinde olmalıdır. İşte bu sebeple İbrahim Paşa’ ilk iş olarak bu yönde girişimlerde bulunmuştur. Ve yine bildiğiniz üzere padişah 3. Ahmet bir fermanla Ürgüp’te ikamet eden kadının artık devamlı surette Nevşehir’de kalması ve pazartesi günleri Nevşehir’de Pazar kurulmasını buyurmuştur. Buradaki temel espri “Pazar kurulmasıdır”. Bu da Pazar kurulan yerin niteliğini gösterir. Diğer bir deyişle “Pazar kurulması” o yerin şehir olduğu anlamına gelmektedir. Buna bir de “Cuma kılınır” eklendiğinde, insanların toplu olarak bulunduklarının tescili gibidir. Özetle cumanın kılınması ve pazarın kurulması tabiri “şehir” kavramının açık tescilidir. Cuma kılınacak yerin şehir olması gerekir. Bu konunun temelinde Cuma suresinin 11. Ayetinde de belirtildiği gibi, toplulukların ibadetinin ticaretten ve eğlenceden daha önemli olduğunu vurgular ki bu da o bölgede tüm bunların bulunduğunun delilidir. KAPADOKYA BABALARI Kapadokya babaları olarak adlandırılan üç isim CAESAREİALI (Kayserili) BASİL-VASİL NYSSALI (Nevşehirli) GREGORY-GEORGİOS 3-NAZİANZSULU(Aksaraylı) GREGORY-GEORGİOS Her biri önemli bir piskopos, teolog ve papazdırlar. Kayserili Vasil ve Nissalı Gregory kardeştir. Ama her üçü de çağdaş ve çok sıkı ilişki içerisindedirler. Nissalı Gregory esasen Kayserili olmasına rağmen ömrünün tamamı Nissa’da geçtiği için tüm kaynaklarda Nisa(Nevşehirli) Gregory olarak geçer. Özellikle Kayserili Vasil ve Nissalı Gregory’nin vaazları nedeniyle Kapadokya bölgesinde “kırk şehit” kültü oluşmuştur. Bu iki, teoloğun şiirleri, vaazları ve mektupları 4. Ve 5. Yy başları için Hristiyan edebiyatının altın çağları dense yanlış olmaz. Bu üç isim Kapadokya bölgesinde kurulan kilise ayarında manastırların öncüleri olmuşlardır. Bu çalışmaları ile Hristiyanlık, imparatorluğun doğusuna yayılmıştır. Bu amaçlı Manastırların günümüze ulaşan örnekleri ise Nevşehir ve Kayseri’dedir. Nissalı(NEVŞEHİRLİ) Gregory, evrensel retorik(söz bilim) dâhisi olarak kabul edilmektedir. M.S 372 tarihinde kardeşi Vasil tarafından Nissa^ya piskopos olarak atanmış ve bu tarihten itibaren Nevşehirli Gregory olarak anılmıştır. Bir teolog, bir filozof ve bir yazar olarak Hristiyanlık öğretisini Platonizmi neoplatonizmle harmanlamıştır. Ortodoks öğretisi düzenleyicilerinden biridir. Nissalı Gregory, Kapadokya’nın Hristiyanlaşmasında önemli etkisi olurken geleneksel rahiplerin ve kahinlerin gücünü de kırarak yerel festivallerin yerini şehitlik bayramlarının almasında önemli rol oynamıştır. Böylece pagan kültlerinin yerini Hristiyan aziz ve şehitlerinin kültleri almıştır. Gregory, şehitler için bir türbe inşa ettirmiş ve böylece Hristiyanlıkta türbe mimarisi oluşmaya başlamıştır.
Gregory, şehitler için bir türbe inşa ettirmiş ve böylece Hristiyanlıkta türbe mimarisi oluşmaya başlamıştır.
Osmanlı Devleti’nin dönemsel olarak kendine özgü kıstasları vardı. Sosyal ve kültürel anlamda pek çok olaya bakış açısı, elle tutulur gözle görülür değerler üzerinden kıstasa esastı ki bu değerlendirme objektif bir değerlendirme olurdu.

İşin sistematiğinden daha çok, herkese şamil değerler olması önemliydi. Mesela bir yerin tanımı için coğrafi değerler enlem boylam veya küresel ölçümler değil herkesin anlayacağı şekilde akar-bakar sistemi ile yürürdü.

Bu sistemin ne olduğuna birazdan geleceğim ama örneğin aynı dönemsel tarih içerisinde Rum kaynaklar bir yerin tanımını (kitaplara konacak şekilde)ifade ederken coğrafi ve matematiksel veriler kullanırken Osmanlı kaynaklarında aynı yeri Akar-Bakar sistemi ile tanımlıyordu.

Akar tabiri sınır belirlemelerinde kullanılmaktaydı. Göl, dere, ırmak, çay, ark gibi su özellikleri dikkate alınmıştır. Yağmur ve kar suları ile daimî akarsuların akış yönü esastır.

Bakar ise; dağların veya sıradağların, sırtların bir meskûn yere bakış yönü veya bir yerden o dağ ve sıradağların kuşbakışı görünüş yönü anlamlarına gelmektedir. Bunların yanında yol, mezar, ağıl, taş, köprü, pınar, değirmen ocağı, saray ve Hüyükler de belirleyici olmuştur.

Eski yerleşimi ifade eden harabe, viran ve ören yerlerinden de yararlanırken, çok belirgin özellik ifade ettiği anlaşılan ağaçlar da hudut belirlemede etkili olmuştur. Bunların yanında sınır taşları da kullanılmıştır. Böylece akar-bakar sistemi ile bir yerin coğrafi konumu belirlenirdi.

“Nevşehir’e üç saat mesafede Kızılırmak’ın sol cenahında Arabıson adında bir karye vardır. Sağ cenahında ve yüksekçe bir dağın eteğinde Deliler, Selenti nam karyeler vardır…”

Diğer bir konu da bir yerin fiziki özelliği, demografik yapısı ile ilgili konu ki bu da köy, kasaba, şehir durumu ile alakalıdır.

Eğer bir yer hakkında “Cuma kılınır- Pazar kurulur” ifadesi yer alıyorsa biliniz ki orası artık şehir özelliği kazanmıştır.

Nevşehir, 1718-1730 tarihleri arasında küçük bir köyden şehirleşme yolunda ilerlerken ilk hamle başta büyük kitlelerin aynı anda namaz kılabilecekleri bir cami yapımıdır. Bu da yetmez o kitlelere hitap edecek hamam, aş evi, kütüphane ve okullar da paralelinde olmalıdır.

İşte bu sebeple İbrahim Paşa’ ilk iş olarak bu yönde girişimlerde bulunmuştur. Ve yine bildiğiniz üzere padişah 3. Ahmet bir fermanla Ürgüp’te ikamet eden kadının artık devamlı surette Nevşehir’de kalması ve pazartesi günleri Nevşehir’de Pazar kurulmasını buyurmuştur.

Buradaki temel espri “Pazar kurulmasıdır”. Bu da Pazar kurulan yerin niteliğini gösterir. Diğer bir deyişle “Pazar kurulması” o yerin şehir olduğu anlamına gelmektedir. Buna bir de “Cuma kılınır” eklendiğinde, insanların toplu olarak bulunduklarının tescili gibidir.

Özetle cumanın kılınması ve pazarın kurulması tabiri “şehir” kavramının açık tescilidir. Cuma kılınacak yerin şehir olması gerekir. Bu konunun temelinde Cuma suresinin 11. Ayetinde de belirtildiği gibi, toplulukların ibadetinin ticaretten ve eğlenceden daha önemli olduğunu vurgular ki bu da o bölgede tüm bunların bulunduğunun delilidir.

KAPADOKYA BABALARI

Kapadokya babaları olarak adlandırılan üç isim

CAESAREİALI (Kayserili) BASİL-VASİL NYSSALI (Nevşehirli) GREGORY-GEORGİOS 3-NAZİANZSULU(Aksaraylı) GREGORY-GEORGİOS

Her biri önemli bir piskopos, teolog ve papazdırlar. Kayserili Vasil ve Nissalı Gregory kardeştir. Ama her üçü de çağdaş ve çok sıkı ilişki içerisindedirler. Nissalı Gregory esasen Kayserili olmasına rağmen ömrünün tamamı Nissa’da geçtiği için tüm kaynaklarda Nisa(Nevşehirli) Gregory olarak geçer.

Özellikle Kayserili Vasil ve Nissalı Gregory’nin vaazları nedeniyle Kapadokya bölgesinde “kırk şehit” kültü oluşmuştur. Bu iki, teoloğun şiirleri, vaazları ve mektupları 4. Ve 5. Yy başları için Hristiyan edebiyatının altın çağları dense yanlış olmaz.

Bu üç isim Kapadokya bölgesinde kurulan kilise ayarında manastırların öncüleri olmuşlardır.

Bu çalışmaları ile Hristiyanlık, imparatorluğun doğusuna yayılmıştır. Bu amaçlı Manastırların günümüze ulaşan örnekleri ise Nevşehir ve Kayseri’dedir.

Nissalı(NEVŞEHİRLİ) Gregory, evrensel retorik(söz bilim) dâhisi olarak kabul edilmektedir.

M.S 372 tarihinde kardeşi Vasil tarafından Nissa^ya piskopos olarak atanmış ve bu tarihten itibaren Nevşehirli Gregory olarak anılmıştır. Bir teolog, bir filozof ve bir yazar olarak Hristiyanlık öğretisini Platonizmi neoplatonizmle harmanlamıştır.

Ortodoks öğretisi düzenleyicilerinden biridir.

Nissalı Gregory, Kapadokya’nın Hristiyanlaşmasında önemli etkisi olurken geleneksel rahiplerin ve kahinlerin gücünü de kırarak yerel festivallerin yerini şehitlik bayramlarının almasında önemli rol oynamıştır. Böylece pagan kültlerinin yerini Hristiyan aziz ve şehitlerinin kültleri almıştır.

Gregory, şehitler için bir türbe inşa ettirmiş ve böylece Hristiyanlıkta türbe mimarisi oluşmaya başlamıştır.
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve nehabernevsehir.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.