uluer
versa

Bizim EMITT'de Ne İşimiz Var

Gündem 18.02.2022 - 13:58, Güncelleme: 18.02.2022 - 14:00
 

Bizim EMITT'de Ne İşimiz Var

Bundan 10 sene önce EMITT fuarına yeni açılan bir otel olarak katılmıştık.

Gamze TOYBIYIK KAYA Yazdı... Bundan 10 sene önce EMITT fuarına yeni açılan bir otel olarak katılmıştık. O zamanlar belediyelerin stantları ve ikramları yoktu. Sadece stant kiralayamayan otellerin, kendilerini tanıtması için bir Kapadokya bölümü vardı. Oteller orada kendi broşürlerini koyup gelen acentalarla bağlantı kurardı. Emitt kendi tanımını şöyle yapıyor: Katılımcıların profesyonel yerli ve uluslararası ziyaretçilerle tanışmalarını sağlayan EMITT, sektöre yeni iş ve iş birliği olanakları sunan bir iş platformu. Ama bu tanımın doğruluğu son yıllarda tartışılır hale geldi. Gerçekten turizm profesyonellerine katkı sunuyor mu bilmiyorum. 2016 EMITT fuar raporuna baktığımda 89 ülke ile 56 bin katılımcının katıldığını gördüm. EMITT 2022 RAPORU henüz çıkmadı ama daha az olduğuna eminim. Bunun sebebini pandemi diyebilirsiniz ama asıl sebebi ziyaretçi açısından bakarsak insanların seyahat planlamalarındaki uzun süre önce olan değişiklik olduğunu düşünüyorum. Artık kimse ben nereye gitsem diye fuara katılmıyor. Buna yurt dışı da dahil. Katılımcılar açısından bakılırsa da artık acentalar otellere direkt ulaşabiliyor. Gitmeden yeni gelişen teknolojilerle otelleri görebiliyor. ZOOM gibi platformlar sayesinde toplantı yapılabiliyor. İletişim artık eskisi gibi değil. Herkes kolaylıkla verilere ve insanlara ulaşabiliyor. Benim izlenimlerime göre fuar inanılmaz sönüktü. Çok az acenta katılmıştı. Sadece 3 hol aktifti. Stant açan acentaların büyük geneli internet üzerinden satış yapan acentalardı. En çok katılımı belediyeler sağlamıştı. Çevremde birkaç kişiye neden katıldınız diye sorduğumda görmediğimiz arkadaşları görüyoruz yanıtını aldım. Ee biz bunu Kapadokya’da da yapabiliriz. Üstelik bu kadar masraf yapmamıza da gerek yok. Seneye Kapadokya alan başkanlığı Emıtt için ayrılan bütçeyi biz turizmcilere versin. Tüm Türkiye’de Kapadokya destinasyonu ile çalışan acentaları davet edelim. Hatta paramız öyle artacaktır ki yurt dışındakileri de davet edelim. Konaklamalarını ücretsiz biz oteller karşılarız zaten. Faydalı etkinliklerin de olduğu her otelin kendi standının yer aldığı bir program yapalım. Emitt ‘den daha faydalı olmaz mı? Gelelim orada belediyelerin ne işi var sorusuna. Bu sene bizim standı Kapadokya Alan Başkanlığı üstlenmiş. Belediyeler olarak yoktuk. Kabak çekirdeği satmıyoruz o da güzel. Ama Ürgüp, Göreme, Uçhisar yok! Alan başkanlığı yazıyor her yerde. Öndeki stantlar boydan boya olmadığından ve ilçe ilçe ayrılmadığından tüm broşürler üst üste. Zaten artık broşür alan da yok. Son iki gün gelen çantacılar bile almıyor. Neden alsın ki? Her şey internette var! Ben isterdim ki bakanlar, kaymakamlar, belediye başkanları, valiler gelmişken 2. Holde gerçekleşen oturuma katılsınlar. Hiç değilse turizmcilerin ne halde olduğunu görürlerdi. Olur da okuyan olur diye ben orada TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya ve TTYD Başkanı Oya Narin ‘in konuşmasından aldığım notlardan bahsedeceğim. - Turizm sektörü diğer tüm sektörlerin yanında ÜVEY EVLAT muamelesi görmektedir. - Maliyetlerin ne olacağı konusunda ciddi sıkıntılarımız var. Başta gaz ve elektrik olmak üzere, tüm girdi maliyetlerinde ciddi artışlar var. - 2022 yılına dair bütçelerimizi artan maliyetlerden ve ne olacağını bilmediğimizden yapamadık - Biz 100 dolarlık gelir getirdiğimizde vergi vermek durumunda kalıyoruz. Hem konaklama vergisi hem de TGA vergisi. 260 milyar dolarlık ihracatın 18 milyar doları devletimiz tarafından ihracatçılara iade ediliyor. Dünyada 6’ncı sıraya gelmiş, 120 milyar doların üzerinde yatırım yapan turizm sektörü olarak biz üstüne vergi veriyoruz. Burada BÜYÜK BİR HAKSIZLIK VAR! - Turizm Meslek Birliği yasasını fırsata dönüştürmek istiyorlar. Seyahat acentaları birliği uzunca süredir yok edilmeye itibarsızlaştırılmaya çalışılıyor. Bunların neticesinde yeni bir hazırlık olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla meslek birliği çıkartıyoruz deyip arasında da seyahat birliği yasasını yok etme girişimi olur diye endişeleniyoruz. - TGA’nın kurulmasını çok istedik ama yapısını biz bilmiyorduk. Seyahat acentası ve tur operatörleri sebep, konaklama geliri sonuçtur. Birbirimizi sistemin dışına itmekle bir yere varamayız. TGA’nın yapılanması gelir katkısı üzerinden olmamalıdır. - TGA kuruldu. Bir takım mücadeleleri yapması gereken bir organizasyon gerçekten gerekliydi. Ama turizm sektörüne vergi salarak bunu kurmak kabul edilebilir bir yöntem değil. Üstelik cirodan. Kardan da değil - Pandemi döneminde tüm turizm STK başkanları en zor dönemlerini yaşadı. Turizm sektörüne özel hiçbir şey uygulanmadı. Türkiye şu anda turizm ve ihracata bağlı. Ekmek istemeden, su istemeden, aç karnına da olsa çalışıp 35 milyar dolar döviz getiren bir sektör var ve bir kuruş fazla yardım almadı. - Biz STK örgütlerinin ne istediğini bilmeden hareket ediyoruz ve ricacıyız. 35 milyar dolar gelir getiren sektöre 35 milyon dolar destek verilemez miydi? Biz ülkemize en çok döviz getiren sektörüz. Ve en büyük yarayı turizmciler aldı. Bu nedenle geçmişte yapılan yanlışları irdelemezsek doğruyu bulamayız diye eleştiriyoruz. - Sadece 5 tur operatörüne yardım yapıldı. Nasıl seçildi bu operatörler biliyor musunuz? Hem Türkiye’de şubesi olacak, hem yurt dışında organizasyonu olacak, hem de uçak şirketi olacak. Uçak şirketi olmayan 1390 acente ne yapacak? Bu adil bir şey mi? - Turizm sektörü şu anda tamamen kendi dinamikleri ile ayakta duruyor, Engelleyecek bir şey yapmasın diye kamundan sadece gözünün içine bakıyoruz
Bundan 10 sene önce EMITT fuarına yeni açılan bir otel olarak katılmıştık.

Gamze TOYBIYIK KAYA Yazdı...

Bundan 10 sene önce EMITT fuarına yeni açılan bir otel olarak katılmıştık.
O zamanlar belediyelerin stantları ve ikramları yoktu. Sadece stant kiralayamayan otellerin, kendilerini tanıtması için bir Kapadokya bölümü vardı.
Oteller orada kendi broşürlerini koyup gelen acentalarla bağlantı kurardı.
Emitt kendi tanımını şöyle yapıyor: Katılımcıların profesyonel yerli ve uluslararası ziyaretçilerle tanışmalarını sağlayan EMITT, sektöre yeni iş ve iş birliği olanakları sunan bir iş platformu.
Ama bu tanımın doğruluğu son yıllarda tartışılır hale geldi. Gerçekten turizm profesyonellerine katkı sunuyor mu bilmiyorum.

2016 EMITT fuar raporuna baktığımda 89 ülke ile 56 bin katılımcının katıldığını gördüm. EMITT 2022 RAPORU henüz çıkmadı ama daha az olduğuna eminim.
Bunun sebebini pandemi diyebilirsiniz ama asıl sebebi ziyaretçi açısından bakarsak insanların seyahat planlamalarındaki uzun süre önce olan değişiklik olduğunu düşünüyorum. Artık kimse ben nereye gitsem diye fuara katılmıyor.
Buna yurt dışı da dahil. Katılımcılar açısından bakılırsa da artık acentalar otellere direkt ulaşabiliyor. Gitmeden yeni gelişen teknolojilerle otelleri görebiliyor.
ZOOM gibi platformlar sayesinde toplantı yapılabiliyor. İletişim artık eskisi gibi değil. Herkes kolaylıkla verilere ve insanlara ulaşabiliyor.
Benim izlenimlerime göre fuar inanılmaz sönüktü. Çok az acenta katılmıştı. Sadece 3 hol aktifti.
Stant açan acentaların büyük geneli internet üzerinden satış yapan acentalardı. En çok katılımı belediyeler sağlamıştı. Çevremde birkaç kişiye neden katıldınız diye sorduğumda görmediğimiz arkadaşları görüyoruz yanıtını aldım.
Ee biz bunu Kapadokya’da da yapabiliriz. Üstelik bu kadar masraf yapmamıza da gerek yok. Seneye Kapadokya alan başkanlığı Emıtt için ayrılan bütçeyi biz turizmcilere versin.
Tüm Türkiye’de Kapadokya destinasyonu ile çalışan acentaları davet edelim. Hatta paramız öyle artacaktır ki yurt dışındakileri de davet edelim.
Konaklamalarını ücretsiz biz oteller karşılarız zaten. Faydalı etkinliklerin de olduğu her otelin kendi standının yer aldığı bir program yapalım. Emitt ‘den daha faydalı olmaz mı?
Gelelim orada belediyelerin ne işi var sorusuna. Bu sene bizim standı Kapadokya Alan Başkanlığı üstlenmiş. Belediyeler olarak yoktuk. Kabak çekirdeği satmıyoruz o da güzel.
Ama Ürgüp, Göreme, Uçhisar yok! Alan başkanlığı yazıyor her yerde. Öndeki stantlar boydan boya olmadığından ve ilçe ilçe ayrılmadığından tüm broşürler üst üste.
Zaten artık broşür alan da yok. Son iki gün gelen çantacılar bile almıyor. Neden alsın ki? Her şey internette var! Ben isterdim ki bakanlar, kaymakamlar, belediye başkanları, valiler gelmişken 2. Holde gerçekleşen oturuma katılsınlar. Hiç değilse turizmcilerin ne halde olduğunu görürlerdi.
Olur da okuyan olur diye ben orada TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya ve TTYD Başkanı Oya Narin ‘in konuşmasından aldığım notlardan bahsedeceğim.
- Turizm sektörü diğer tüm sektörlerin yanında ÜVEY EVLAT muamelesi görmektedir.
- Maliyetlerin ne olacağı konusunda ciddi sıkıntılarımız var. Başta gaz ve elektrik olmak üzere, tüm girdi maliyetlerinde ciddi artışlar var.
- 2022 yılına dair bütçelerimizi artan maliyetlerden ve ne olacağını bilmediğimizden yapamadık
- Biz 100 dolarlık gelir getirdiğimizde vergi vermek durumunda kalıyoruz. Hem konaklama vergisi hem de TGA vergisi. 260 milyar dolarlık ihracatın 18 milyar doları devletimiz tarafından ihracatçılara iade ediliyor.
Dünyada 6’ncı sıraya gelmiş, 120 milyar doların üzerinde yatırım yapan turizm sektörü olarak biz üstüne vergi veriyoruz. Burada BÜYÜK BİR HAKSIZLIK VAR!
- Turizm Meslek Birliği yasasını fırsata dönüştürmek istiyorlar. Seyahat acentaları birliği uzunca süredir yok edilmeye itibarsızlaştırılmaya çalışılıyor.
Bunların neticesinde yeni bir hazırlık olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla meslek birliği çıkartıyoruz deyip arasında da seyahat birliği yasasını yok etme girişimi olur diye endişeleniyoruz.
- TGA’nın kurulmasını çok istedik ama yapısını biz bilmiyorduk. Seyahat acentası ve tur operatörleri sebep, konaklama geliri sonuçtur. Birbirimizi sistemin dışına itmekle bir yere varamayız.
TGA’nın yapılanması gelir katkısı üzerinden olmamalıdır.
- TGA kuruldu. Bir takım mücadeleleri yapması gereken bir organizasyon gerçekten gerekliydi.
Ama turizm sektörüne vergi salarak bunu kurmak kabul edilebilir bir yöntem değil. Üstelik cirodan. Kardan da değil
- Pandemi döneminde tüm turizm STK başkanları en zor dönemlerini yaşadı. Turizm sektörüne özel hiçbir şey uygulanmadı.
Türkiye şu anda turizm ve ihracata bağlı. Ekmek istemeden, su istemeden, aç karnına da olsa çalışıp 35 milyar dolar döviz getiren bir sektör var ve bir kuruş fazla yardım almadı.
- Biz STK örgütlerinin ne istediğini bilmeden hareket ediyoruz ve ricacıyız. 35 milyar dolar gelir getiren sektöre 35 milyon dolar destek verilemez miydi?
Biz ülkemize en çok döviz getiren sektörüz. Ve en büyük yarayı turizmciler aldı. Bu nedenle geçmişte yapılan yanlışları irdelemezsek doğruyu bulamayız diye eleştiriyoruz.
- Sadece 5 tur operatörüne yardım yapıldı. Nasıl seçildi bu operatörler biliyor musunuz? Hem Türkiye’de şubesi olacak, hem yurt dışında organizasyonu olacak, hem de uçak şirketi olacak.
Uçak şirketi olmayan 1390 acente ne yapacak? Bu adil bir şey mi?
- Turizm sektörü şu anda tamamen kendi dinamikleri ile ayakta duruyor, Engelleyecek bir şey yapmasın diye kamundan sadece gözünün içine bakıyoruz

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve nehabernevsehir.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.