uluer
versa

3 SORU 3 CEVAP

Nevşehir 28.04.2023 - 09:22, Güncelleme: 29.04.2023 - 15:11
 

3 SORU 3 CEVAP

Soru1: Namaz kılmayanlar cennete giremeyecek diye Kur’ân’da bir âyet var mıdır?

Cevap1: Bazı insanlar, “insan namaz kılmadan da cennete girebilir, önemli olan kalbin temiz olmasıdır” demektedirler. Haşa Hz. Peygamber’in kalbi temiz değil miydi ki o hayatı boyunca Allah’ın emri olan namazı kılmış ve müminlere namaz kılmayı emretmiştir. Demek ki, gerçek manada kalbi temiz olan insan, Allah’ın emri olan beş vakit namazı düzenli olarak kılmalıdır. Bazı insanlar, Kur'ân-ı Kerîm’den âyet aramakta ve Kur'ân-ı Kerîm’de varsa tamam, yoksa yok şeklinde bir yanılgıya düşmektedirler. Hâlbuki İslâm dini sadece Kur'ân’dan ibaret değildir. Kur'ân birinci kaynak, Hz. Peygamber ise ikinci kaynaktır. Zira Kur'ân-ı Kerîm’de tam 50 ayette Allah ve Resulüne itaat emredilmektedir. Kur'ân-ı Kerîm’de cehenneme giren insanlardan bahsedilirken cehenneme girme sebepleri şöyle açıklanmaktadır: “Sizi şu yakıcı cehennem ateşine sokan nedir? Onlar şöyle cevap verirler: “Biz namaz kılanlardan değildik, yoksulu doyurmazdık, batıla dalanlarla beraber biz de dalardık ve Din (hesap) gününü yalan sayardık.” Bu âyetlerde “Biz namaz kılanlardan değildik” şeklinde namaz kılmamak cehenneme girmenin ilk sebebi olarak zikredilmektedir. Hesap günü kulun ilk olarak hesaba çekileceği ameli namaz olacaktır. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v.), “Kıyamet gününde kulun işlediği amellerinden ilk olarak hesap vereceği şey namazdır…” buyurmaktadır. Hesap günü kulun ilk olarak namazdan sorguya çekilmesi, namazın çok önemli olduğunu göstermektedir. Yine Hz. Peygamber başka hadislerinde; “Namaz dinin direğidir.” , “Namaz müminin miracıdır.” , “Namaz cennetin anahtarıdır.” , “Namaz gözümün nurudur.” buyurmuştur. Direği olmayan bir din çökmeye ve yıkılmaya mahkûmdur. Böyle bir din, sahibine hiçbir fayda sağlayamaz. İnsan, nefsine, şeytana ve kötü arkadaş çevresine uyarak Allah’ın emri olan namazı terk etmemelidir. Soru2: Kılınmayan namazların kaza edilmesi gerekir mi? Geçmiş namazlarımız nasıl kaza edilmelidir? Cevap2: Yüce Allah Nisâ sûresi 103. âyette إِنَّ الصَّلَاةَ كَانَتْ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ كِتَابًا مَوْقُوتًا “…Şüphesiz ki, namaz müminler üzerine belirli vakitlerde farz kılınmıştır.” buyurmaktadır. Yani namaz, Allah ve Resulü tarafından belirlenmiş olan her gün beş vakitte, vakit girince eda edilmesi farzdır. Vaktinde kılınmayan namazların kaza edilmesi gerekmektedir. Meşru mazereti sebebiyle namazını vaktinde kılamayan mümin, namazını kaza ettiği zaman o sorumluluktan kurtulur. Ancak meşru sebebi olmadığı halde Allah’ın emri olan namazı vaktinde kılmayan kişi, büyük günah işlemiş olur. Vaktinde eda edilmeyen namazların kaza edilmesi hususunda Kur'ân-ı Kerîm’de açık bir ifade yoktur. Ancak Allah Resulü vaktinde kılamadığı namazları kaza etmiş ve müminlere de kaza etmelerini emretmiştir. Hz. Peygamber, Hendek savaşı sırasında savaşın şiddetli olması sebebiyle ikindi namazını vaktinde kılamamıştır. “Bizi ikindi namazından alıkoydular. Allah da onların evlerini ve kabirlerini ateşle doldursun.” diye müşriklere beddua ederek akşam ile yatsı namazı arasında kılamadığı ikindi namazını kaza etmiştir. Yine Hz. Peygamber (s.a.v.), Hayber seferinden dönerken bir yerde ashabıyla birlikte uykuya dalmışlar, dolayısıyla vaktinde kılamadıkları sabah namazını güneş doğduktan sonra kaza etmişlerdir. Nitekim bir hadis-i şerifinde de “Kim namazı unutursa veya uyuyup kalırsa hatırlayınca onu kılsın. Onun kefareti ancak budur.” buyurmuştur. Beş vakit namazın sadece farzları ve vitir namazı kaza edilmesi gerekir. Sünnet namazların kazası yapılmaz. Namazlar kazaya nasıl kalmışsa o şekilde kaza edilmesi gerekir. Yani mukim iken kazaya kalmış olan namazlar tam olarak dört rekât, seferî iken kazaya kalmış olanlar da iki rekât olarak kaza edilir. Meşru bir sebep olmadan kılınmayan namazların kaza edilmesi konusunda bir âyet ve hadis yoktur. Ancak meşru sebeple kılınmayan namazların kaza edilmesi emredildiğine göre meşru bir sebep olmadan terk edilen namazların kaza edilmesi, sorumluluktan kurtulmak için öncelikle gereklidir.   Soru3: Kadınlar cenaze, bayram ve cuma namazı kılabilirler mi Kur'ân-ı Kerîm’de bunun hükmü var mıdır? Cevap3: Allah Teâlâ ibadet hususunda kadın ve erkeği eşit tutmuştur. İbadet mükellefiyeti konusunda kadın ve erkek arasında bir ayırım söz konusu değildir. Asr-ı Saâdetten günümüze kadar mümin bayanlar usulüne uygun olarak Cuma, bayram ve cenaze namazı kılmaktadırlar. Cenaze namazı, ölen kişi için bir dua mahiyetindedir. Dolayısıyla erkek dua edebildiği gibi bayan da dua edebilir. Bunda bir mahzurlu yön yoktur. Sadece bayanların erkeklerin arkasında bir saf tutmaları uygundur. Bayram namazı ise erkeklere vâcip olan bir namazdır. Ancak bayanlar da müsait iseler, camide kendilerine ayrılan uygun bir yerde imama uyarak bayram namazı kılabilirler. Cuma namazına gelince; Yüce Allah, Cuma namazı ile ilgili olarak; “Ey iman edenler! Cuma günü namaza çağırıldığı (ezan okunduğu) zaman, hemen Allah'ı anmaya koşun ve alış verişi bırakın…” buyurmaktadır. Bu âyetin başındaki “Ey iman edenler!” ifadesi umumi bir ifadedir. Erkekler de kadınlar da bu ifadenin içindedirler. Ancak Hz. Peygamber, “Cemaatle Cuma namazı kılmak, her Müslüman’a farzdır. Ancak, köle, kadın, çocuk ve hastaya farz değildir.” buyurmuştur. Asr-ı Saadetten günümüze kadar bütün İslâm âlimleri, Cuma namazının bayanlara farz olmadığı hususunda ittifak etmişlerdir. Ancak müsait olan bir bayan, Cuma günü camide bayanlara ayrılan uygun bir yerde imama uyarak Cuma namazı kılarsa namazı sahihtir ve o günkü öğle namazı yerine geçer.     Dinî konularda cevabını aradığınız soruları msoysaldi@gmail.com e-postaya gönderebilirsiniz. Prof. Dr. Mehmet Soysaldı NEVÜ İlahiyat Fakültesi Temel İslam Bilimleri Bölüm Başkanı
Soru1: Namaz kılmayanlar cennete giremeyecek diye Kur’ân’da bir âyet var mıdır?

Cevap1: Bazı insanlar, “insan namaz kılmadan da cennete girebilir, önemli olan kalbin temiz olmasıdır” demektedirler. Haşa Hz. Peygamber’in kalbi temiz değil miydi ki o hayatı boyunca Allah’ın emri olan namazı kılmış ve müminlere namaz kılmayı emretmiştir. Demek ki, gerçek manada kalbi temiz olan insan, Allah’ın emri olan beş vakit namazı düzenli olarak kılmalıdır.

Bazı insanlar, Kur'ân-ı Kerîm’den âyet aramakta ve Kur'ân-ı Kerîm’de varsa tamam, yoksa yok şeklinde bir yanılgıya düşmektedirler. Hâlbuki İslâm dini sadece Kur'ân’dan ibaret değildir. Kur'ân birinci kaynak, Hz. Peygamber ise ikinci kaynaktır.

Zira Kur'ân-ı Kerîm’de tam 50 ayette Allah ve Resulüne itaat emredilmektedir. Kur'ân-ı Kerîm’de cehenneme giren insanlardan bahsedilirken cehenneme girme sebepleri şöyle açıklanmaktadır: “Sizi şu yakıcı cehennem ateşine sokan nedir? Onlar şöyle cevap verirler: “Biz namaz kılanlardan değildik, yoksulu doyurmazdık, batıla dalanlarla beraber biz de dalardık ve Din (hesap) gününü yalan sayardık.” Bu âyetlerde “Biz namaz kılanlardan değildik” şeklinde namaz kılmamak cehenneme girmenin ilk sebebi olarak zikredilmektedir.

Hesap günü kulun ilk olarak hesaba çekileceği ameli namaz olacaktır. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v.), “Kıyamet gününde kulun işlediği amellerinden ilk olarak hesap vereceği şey namazdır…” buyurmaktadır.

Hesap günü kulun ilk olarak namazdan sorguya çekilmesi, namazın çok önemli olduğunu göstermektedir. Yine Hz. Peygamber başka hadislerinde; “Namaz dinin direğidir.” , “Namaz müminin miracıdır.” , “Namaz cennetin anahtarıdır.” , “Namaz gözümün nurudur.” buyurmuştur. Direği olmayan bir din çökmeye ve yıkılmaya mahkûmdur.

Böyle bir din, sahibine hiçbir fayda sağlayamaz. İnsan, nefsine, şeytana ve kötü arkadaş çevresine uyarak Allah’ın emri olan namazı terk etmemelidir.

Soru2: Kılınmayan namazların kaza edilmesi gerekir mi? Geçmiş namazlarımız nasıl kaza edilmelidir?

Cevap2: Yüce Allah Nisâ sûresi 103. âyette إِنَّ الصَّلَاةَ كَانَتْ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ كِتَابًا مَوْقُوتًا “…Şüphesiz ki, namaz müminler üzerine belirli vakitlerde farz kılınmıştır.” buyurmaktadır. Yani namaz, Allah ve Resulü tarafından belirlenmiş olan her gün beş vakitte, vakit girince eda edilmesi farzdır.

Vaktinde kılınmayan namazların kaza edilmesi gerekmektedir. Meşru mazereti sebebiyle namazını vaktinde kılamayan mümin, namazını kaza ettiği zaman o sorumluluktan kurtulur. Ancak meşru sebebi olmadığı halde Allah’ın emri olan namazı vaktinde kılmayan kişi, büyük günah işlemiş olur.

Vaktinde eda edilmeyen namazların kaza edilmesi hususunda Kur'ân-ı Kerîm’de açık bir ifade yoktur. Ancak Allah Resulü vaktinde kılamadığı namazları kaza etmiş ve müminlere de kaza etmelerini emretmiştir.

Hz. Peygamber, Hendek savaşı sırasında savaşın şiddetli olması sebebiyle ikindi namazını vaktinde kılamamıştır. “Bizi ikindi namazından alıkoydular. Allah da onların evlerini ve kabirlerini ateşle doldursun.” diye müşriklere beddua ederek akşam ile yatsı namazı arasında kılamadığı ikindi namazını kaza etmiştir.

Yine Hz. Peygamber (s.a.v.), Hayber seferinden dönerken bir yerde ashabıyla birlikte uykuya dalmışlar, dolayısıyla vaktinde kılamadıkları sabah namazını güneş doğduktan sonra kaza etmişlerdir. Nitekim bir hadis-i şerifinde de “Kim namazı unutursa veya uyuyup kalırsa hatırlayınca onu kılsın. Onun kefareti ancak budur.” buyurmuştur.

Beş vakit namazın sadece farzları ve vitir namazı kaza edilmesi gerekir. Sünnet namazların kazası yapılmaz. Namazlar kazaya nasıl kalmışsa o şekilde kaza edilmesi gerekir. Yani mukim iken kazaya kalmış olan namazlar tam olarak dört rekât, seferî iken kazaya kalmış olanlar da iki rekât olarak kaza edilir.

Meşru bir sebep olmadan kılınmayan namazların kaza edilmesi konusunda bir âyet ve hadis yoktur. Ancak meşru sebeple kılınmayan namazların kaza edilmesi emredildiğine göre meşru bir sebep olmadan terk edilen namazların kaza edilmesi, sorumluluktan kurtulmak için öncelikle gereklidir.

 

Soru3: Kadınlar cenaze, bayram ve cuma namazı kılabilirler mi Kur'ân-ı Kerîm’de bunun hükmü var mıdır?

Cevap3: Allah Teâlâ ibadet hususunda kadın ve erkeği eşit tutmuştur. İbadet mükellefiyeti konusunda kadın ve erkek arasında bir ayırım söz konusu değildir. Asr-ı Saâdetten günümüze kadar mümin bayanlar usulüne uygun olarak Cuma, bayram ve cenaze namazı kılmaktadırlar.

Cenaze namazı, ölen kişi için bir dua mahiyetindedir. Dolayısıyla erkek dua edebildiği gibi bayan da dua edebilir. Bunda bir mahzurlu yön yoktur. Sadece bayanların erkeklerin arkasında bir saf tutmaları uygundur.

Bayram namazı ise erkeklere vâcip olan bir namazdır. Ancak bayanlar da müsait iseler, camide kendilerine ayrılan uygun bir yerde imama uyarak bayram namazı kılabilirler. Cuma namazına gelince; Yüce Allah, Cuma namazı ile ilgili olarak; “Ey iman edenler! Cuma günü namaza çağırıldığı (ezan okunduğu) zaman, hemen Allah'ı anmaya koşun ve alış verişi bırakın…” buyurmaktadır.

Bu âyetin başındaki “Ey iman edenler!” ifadesi umumi bir ifadedir. Erkekler de kadınlar da bu ifadenin içindedirler. Ancak Hz. Peygamber, “Cemaatle Cuma namazı kılmak, her Müslüman’a farzdır. Ancak, köle, kadın, çocuk ve hastaya farz değildir.” buyurmuştur. Asr-ı Saadetten günümüze kadar bütün İslâm âlimleri, Cuma namazının bayanlara farz olmadığı hususunda ittifak etmişlerdir.

Ancak müsait olan bir bayan, Cuma günü camide bayanlara ayrılan uygun bir yerde imama uyarak Cuma namazı kılarsa namazı sahihtir ve o günkü öğle namazı yerine geçer.

 

 

Dinî konularda cevabını aradığınız soruları msoysaldi@gmail.com e-postaya gönderebilirsiniz.

Prof. Dr. Mehmet Soysaldı

NEVÜ İlahiyat Fakültesi

Temel İslam Bilimleri Bölüm Başkanı

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve nehabernevsehir.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.