3 SORU 3 CEVAP
3 SORU 3 CEVAP
Soru1: “Kur'ân dininin hayvan kesmek diye bir ibadeti yoktur” denilmektedir. İslâm dininde kurban ibadeti yok mudur, varsa kurbanın dini hükmü nedir?
Soru1: “Kur'ân dininin hayvan kesmek diye bir ibadeti yoktur” denilmektedir. İslâm dininde kurban ibadeti yok mudur, varsa kurbanın dini hükmü nedir?
Cevap1: Kurban kelimesi Arapça sözlükte, “yaklaşma” anlamına gelmekte olup İslâm dininde “Allah’a yaklaşmak maksadıyla şartlarına uygun bir hayvanı Allah’ın adını anarak usulüne uygun olarak kesmek ve muhtaçlara dağıtmak” olarak bilinen önemli bir ibadettir. Kurban bayramında kesilen hayvana “udhiye”, hacda kesilen hayvana ise “hedy” denilmektedir. Kurbanın dini hükmü konusunda İslâm âlimleri farklı görüşler ortaya koymuşlardır. Hanefi mezhebine göre kurban kesmek vaciptir.[1] Diğer üç mezhebe göre ise sünnettir.[2]
Yüce Allah Kevser sûresinde فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْ “Rabbin için namaz kıl ve kurban kes.”[3] buyurmuştur.
Ayrıca Allah Resulü her yıl kurban bayramında hayvan satın alarak kurban kesmiş ve fakir ve muhtaçlara dağıtmıştır. Bir hadis-i şerifinde; “İmkânı olup da kurban kesmeyen bizim mescidimize yaklaşmasın.”[4] buyurmuştur. Kurbanın dini hükmü ne olursa olsun İslâm ümmeti tarafından asırlarca uygulana gelmiş önemli bir ibadettir. Allah Resulü her yıl kurban kestiğine göre imkânı olan Müslüman da kurbanlık bir hayvan satın alarak Allah’ın adını anıp kesmelidir. “Kur'ân dininin hayvan kesmek diye bir ibadeti yoktur” sözü itibar edilecek doğru bir söz değildir.
Soru2: Kurban parasını fakir ve muhtaçlara versem kurban yerine geçer mi?
Cevap2: Dinde kanun ve kural koyma yetkisi Allah ve Resulüne aittir. Onlar, ibadetleri nasıl yapmayı emretmişlerse Müslümanlar tarafından kabul edilip uygulanması gerekir. Dinde inanç ve ibadet esasları tevkifîdir. Yani Allah Teâlâ nasıl koymuş ve Resulü nasıl uygulamışsa o şekilde kıyamete kadar değiştirilmeden kabul edilip uygulanması gerekir. Allah Teâlâ’nın koymuş olduğu önemli ibadetlerden biri de fakir ve muhtaçlara mallarımızdan sadaka vermek, infak etmek, harcamaktır. Zaten dinde böyle bir ibadet mevcuttur. Bu ibadetten farklı olarak Yüce Allah bir de kurban ibadetini emretmiştir. Kurban, Allah’a yaklaşmak maksadıyla belirli cinsten hayvanı satın alıp Allah’ın adını anarak kesip yoksullara ikram etmektir. Dolayısıyla kişinin kendi keyfine göre bir ibareti başka bir ibadetle değiştirmesi câiz değildir.
Soru3: Çevremizde ve toplumumuzda gördüğümüz yanlışlıkları ve hataları düzeltmek görevimiz midir?
Cevap3: Gerçek mümin duyarlı olan insandır. Dolayısıyla çevresindeki gördüğü yanlışlıklara ve hatalara sessiz kalamaz. Nitekim Hz. Peygamber, bir hadisinde; “Sizden biriniz bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. Diliyle değiştirmeye de gücü yetmezse, kalbiyle düzeltme cihetine gitsin ki bu imanın en zayıf derecesidir.”[5] buyurmak suretiyle müminin görevini belirlemiştir. Hadisten anlaşıldığına göre iyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak her mümine yüklenmiş olan önemli bir görevdir.
Münkeri/kötülüğü el ile değiştirmek, kendisinde kanûnî yetki olan kişilere aittir. Dil ile değiştirmek ise ilim sahibi âlimlere ve din adamlarına düşen bir görevdir. Kalp ile buğz etmek ise kendisi herhangi bir yetki sahibi olmayan halktan Müslümanlara düşen görevdir. Kalp ile değiştirmek ise yapılan o kötülüğü çirkin görmek, ondan ve onu yapan kişiden uzak durmak demektir. Elinden başka bir şey gelmediği için bununla yetinmek zorundadır. Kötülüğü gördüğü halde onu değiştirmek için hiçbir çaba sarf etmeyen Müslüman ise Allah katında sorumludur. Kötülük karşısında sessiz kaldığı için Allah’a hesap verecektir.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

